18 yıl bir siyasi parti için belki çok uzun bir tarih değil, ama bu sürenin 17 yılına yakınını tek başına iktidarda geçirmiş bir AK Parti neresinden bakarsanız çok özgün bir tecrübe ve model ortaya koymuş durumdayız.Tek başına iktidar sorumluluğunu taşımış olmak dolayısıyla bu süreci bir yandan çok yoğun, deyim yerindeyse dolu dolu yaşamış, ömrünü halka hizmet için adamış bir Ak Parti... Her yıldönümünün eşiğine çok önemli hadiseler yaşamış olarak ve genellikle bu hadiselerin üstesinden başarıyla gelmiş olarak erişmiş olmak elbette bir hizmet aşkının ürünüdür.Dolayısıyla her yıldönümü bir öncekine nazaran daha fazla birikim oluşturmuş oluyor. Artık devasa bir AK Parti tarihi var ortada. Çünkü Türkiye’nin son 17 yılını da yönetmiş, bütün icraatlarına, projelerine, programlarına da imza atmış bir AK Parti var karşımızda. Belki ilk zamanlarda yaşanan bir çok olumsuzluğun sebebini önceki iktidarlara, statükoya, vesayet düzenine bağlayarak açıklamak mümkün olabilirdi, ama artık öyle bir yol yok. Tarih her gün, her an yeniden yazılır. Geçmiş bugünkü olayların ışığında yeniden yazılır. Dolayısıyla 18 yıllık tarih her yıl o günkü olayların ışığında nasıl yazılıp AK Parti o tarihin içinde nasıl bir aktör olarak temayüz etmişse, bugün AK Parti’nin tarihini yazmak için bambaşka bir konjonktür oluşmuş durumda.Bu değerlendirmeler yapıldığında AK Parti’nin 17 yıldır zorla iktidarda durmadığını, halkın takdirini, tasvibini ve oyunu alarak iktidarda kalmış olduğunu unutmamak gerekir. AK Parti hala ülkenin çok açık arayla birinci partisidir ve lideri hala ülkenin başıdır. 17 yıldır yaptığı şeyler halk tarafından büyük tasvip gördüğü için her seferinde oylarını artırarak iktidara geliyor AK Parti. Halka yakın durmaya, halkı temsil etmeye, bizatihi halk olmaya devam etmek, tevazuu elden bırakmamak, bırakılmışsa tevazua dönmek şart. Ancak burada AK Parti’nin bu diyaloğu devam ettirebilme konusunda hala bütün siyasi partilerden ve oluşumlardan daha güçlü imkanlara, daha elverişli bir kültüre ve kanallara sahip olduğu da bir gerçektir. AK Parti iktidardaki 17 yılın her birinde çok önemli mücadeleler, icraatlar ortaya koydu. İlk başta askeri vesayetçilikle, derin kurumsal vesayetçilikle yaptığı mücadeleyle Türkiye’nin demokratikleşmesine geri dönülmez bir yol aldırdı. Mücadelelerin en önemlisini, en çetinini son olarak FETÖ’ye karşı verdi. Ülkeyi elli yıldır kanser gibi sarmış olan paralel devlet yapılanmasına karşı ortaya koyduğu mücadeleyi AK Parti’den ve lideri Recep Tayyip Erdoğan’dan başka hiç kimse göze alamazdı, almadı da zaten. Bu mücadele verilmeseydi ülkemiz zaten işgal altındaydı ve üstelik biz bunun farkında bile olmamış olacaktık. FETÖ’nün sadece Pennsylvania’daki zattan ibaret olmadığını, onun Türkiye’yi sürekli işgal vesayeti altında tutmak isteyenlerin bir maşası olduğunu ve bu maşayı kullananların hiç de pes etmiyor olduğunu, yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz bütün olaylar yeterince gösteriyor. Sadece bu mücadelelerin tarihi ve bugünkü durumu açısından bakıldığında bile, AK Parti’nin 18. yılında hala başkasına devredilemeyecek ve parçalanamayacak bir misyona sahip olduğu görülür. Velhasıl bizler derin ve samimi bir hizmet aşkı ile çalışıyoruz ve halk bunu görmezden gelmiyor. Teşekkürler değerli halkım!

Gelelim suruç'a...

Yaklaşık 4 aydır ilçe başkanı olan Mustafa DOĞAN, ilçede halkın takdirini almış durumda. Bilinen ve görülen "sahanın adamı" olma niteliği kazanmış bir lider... Halkın sorunları ile tek tek ilgilenen, anlık ve uzun vadeli çözümler üreten DOĞAN bu hızla yürüdüğü sürece asla halk onu yanlız bırakmayacaktır. İlçe başkanlığının kapıları bütün vatadaşlara sonuna kadar açıktır. 

Sağlam yönetim temelleri üzerine kurduğu düzeni ne derece ilerici bir fikre sahip olduğunun göstergesidir. Bununla beraber şanlıurfa Milletvekili ve MKYK üyesi Sayın İbrahim Halil Yıldız'ın yoğun desteği ve çabası takdire layıktır. 

Suruç gibi bir ilçemizin bir millet vekiline sahip iken çok şanslı olması kaçınılmazdır.

Bunu kısa bir örnek ile belirtmek istiyorum. Tedaş şirketi tarafından sözde vatandaşın borcunu ödememiş olduğunu öne sürerek kesmiş olduğu sulama suyu Sayın YILDIZ'ın girişimi sonucu çözülmüş ve ilçe tekrar suya kavuşmuştur.

Peki sayın Yıldız bunu yaparken sadece Ak Partililer için mi yapmış oluyor? Elbetteki hayır.

Bütün ilçenin, vatandaşlarımızın faydalanması için yapılan bu girişim görmezden gelinmemeli hatta teşekkür edilmelidir. Hatırlarsanız bir zamanlar şu cümleyi kurmuştunuz :" suruç'a kim su getirir ise onun heykelini dikeceğiz". Peki sizce bu cümlenin arkasında durmanın zamanı gelmedi mi artık? Haydi sözünüzde durma zamanı.

 vesselam...